İçeriğe geç
Mavi Bahçem

Rüzgar Yükseliyor: Hayallerin ve Rüzgarın Peşinde Bir Ömür

Jiro'nun gökyüzüne olan tutkusu, Miyazaki'nin vedası ve aklımdan çıkmayan bir soru: Rüzgar yükseliyor, peki biz yaşamaya cesaret edebiliyor muyuz?

Son güncelleme:

Rüzgar Yükseliyor film afişi: bulutlu mavi gökyüzünde süzülen planör ve beyaz şemsiyenin altında resim yapan Nahoko ile Jiro
Afiş: © Studio Ghibli

"Le vent se lève, il faut tenter de vivre."

Rüzgar yükseliyor, yaşamayı denemeliyiz.

Film, Paul Valéry'nin bu dizesiyle açılıyor ve sanırım bu cümle filmin tamamını özetliyor. Rüzgar Yükseliyor benim için bir animeden fazlası. Bir şey üretmenin, sıfırdan bir şey yapmanın ve bedeli ne olursa olsun bir hayalin peşinden gitmenin anlatıldığı en dürüst hikayelerden biri.

Miyazaki'nin veda filmi olarak düşünülmesi de bence boşuna değil. Savaşın gölgesinde sadece güzel uçaklar yapmak isteyen bir adamı anlatıyor. Jiro'nun o sessiz, biraz hüzünlü ama hiç geri adım atmayan hali beni çok etkiliyor.

Gökyüzüne adanmış bir hayat

Jiro'nun uçaklara olan sevgisi o kadar saf ki, etrafında olup biten yıkımı bazen görmüyor, bazen de görmemeyi seçiyor. Film de tam burada rahatsız edici bir soru soruyor: Hayalin dünyanın gerçekleriyle çarpıştığında ne yaparsın?

Jiro'nun cevabı basit gibi görünüyor. Rüzgar her estiğinde hayaline biraz daha sıkı tutunuyor. Onun için uçaklar savaş makinesi değil, gökyüzünde süzülen güzel rüyalar. Ama film bu masumiyetin bir bedeli olduğunu da saklamıyor ve beni asıl düşündüren kısım da bu.

Bende kalanlar

Joe Hisaishi'nin müzikleri eşliğinde Jiro ile Nahoko'nun hikayesini izlerken insan kalbinin ne kadar kırılgan olduğunu ve yine de nasıl dayanabildiğini düşündüm. Aşkları büyük sözlerle değil, küçük anlarla anlatılıyor. Belki de bu yüzden bu kadar etkiliyor.

Bir de üretme isteği var. Kağıda çizilen birkaç çizginin koca bir tutkuya dönüşmesini bu kadar güzel anlatan başka bir film pek bilmiyorum. Bir şeyi var etmek istemenin ne kadar güçlü bir his olduğunu Jiro'yu izlerken çok iyi anlıyorsunuz.

Son olarak rüzgar. Hayat hiçbir zaman planladığımız gibi gitmiyor. Rüzgar bazen hafif esiyor, bazen fırtınaya dönüyor. Filmin bana söylediği şey, önemli olanın rüzgarın hiç esmemesi değil, estiğinde ayakta kalmaya çalışmak olduğu.

Son olarak

Bazen dünyadan yorulup kendi küçük rüyanıza sığınmak isterseniz bu filmi açın ve Jiro'nun kağıttan uçaklarına eşlik edin. Rüzgar yükseldiğinde yaşamaya çalışmanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırlayacaksınız.

Fahrettin Baştürk

Bahçıvan

Fahrettin Baştürk

Mühendis zihniyle karmaşık sistemleri çözen, Ghibli naifliğiyle rüzgara fısıldayan bir yazar.

X'te Paylaş

© 2026 Fahrettin Baştürk · Alıntı yaparken kaynak göstermeyi unutma. Kullanım koşulları

Yorumlar

Yorum Yaz

Yorumun onaylandıktan sonra yayınlanır. 0/2000